Hata yapmak

Bizler öğrenmek ve deneyim için buradayız. Bazı şeyleri içten gelen şekilde ve emin olarak doğru kabul ediyoruz ve bunlar bizim gerçeğimiz oluyor. Bazı konularda da ne kadar bize söylense de hata yaparak doğruyu buluyoruz. Hata yapmak insan olmanın bir parçası. Hepimiz mutluluğun ve gerçeğin peşinde koşan ruhsal varlıklarız. Doğruyu hata yaparak bulmamızın aslında bir sebebi var. Doğrunun kendini açık etmemesi. Açıkça bu doğru dediğimiz konular belki de ruhumuzu çok eskiden deneyimlediği ve bildiği ve gerçek kabul ettikleri. Sürekli üstüne giderek hata yaptığımız konularda ısrarla öğrenmemiz ve aşmamız gereken konular. Bu yüzden belki de aynı hataları tekrar tekrar yapıyor ve anlamaya çalışıyoruz. O hatayı yapmaya doğru istemeden sürükleniyoruz. Aslında her ilişkide, olayda yaşanan kötü tecrübeler bizim kendimizi tanıyıp doğruyu bulabilmemiz için. 

Başkalarının doğru dediği konular maalesef işimize yaramıyor. Kendimiz deneyimleyip öğrenmemiz ve ruhumuza kazınması gerekiyor. Bazı insanların yaptıkları size saçma geliyor ve nasıl bunu yapar göremez diyorsunuz. Bazıları da size aynısını diyor. Aslında hep öğrenilmiş ve deneyimlenmiş ve kişiye özgü doğrular var herkeste. Evet evrensel kurallar ve doğrular var gibi gelebilir sizlere ancak olay böyle değil. Çünkü gerçeği bulmak kolay değil ve bazen evrensel kötü ve yanlış görünen şeyler de yapılarak o kişi tarafından anlaşılması gerekiyor. Aksi takdirde öğrenilmiş bilgi olarak kalıyor ve ruhun deneyime ihtiyacı var ise mutlaka o öğrenilmiş bilginin aksine o hatalar yapılıyor.  

Doğru kendini açık şekilde göstermez ve kendini hemen belli etmez. Bu yüzden hata yaptığınızda çok da kendinizi yıpratmayın. Bundan ne öğreniyorum diye bakarsanız her şeye bu hataları da daha kolay geride bırakabilirsiniz. Öğrendiniz mi? Yoksa tekrar yapacaksınız. Ta ki ruhunuza kazınana kadar. Neyin değerli ve doğru olduğunu bir kez tam idrak ettiğinizde artık o konuda hata yapmayacaksınız ve geride bırakacaksınız. Bir sonraki hatanız ise çok yakında kapınızda emin olun. Başka bir öğrenim süreci ve bu böyle sürüp gidecek. 

Hepimiz gerçeğin ve doğrunun peşindeyiz ve maalesef bu hataları yaparak bulmaya çalışıyoruz. Çok azımız iç sesini, hislerini dinlemeyi becerebiliyor. Hepimiz dışarıda olan mutluluğun peşinde koşuyoruz ve genelde hatalar ve öğrenim bunla akalı oluyor. Yaşadığınız en büyük sıkıntıları ve hataları düşünün lütfen. Hep mutluluğu bir kişide veya bir nesnede aradığımızdan hata da yapıyoruz ki öğrenelim. Aslında anlamamız ve öğrenmemiz gereken her gerçeğin ve mutluluğun içimizde ve kendimizde olduğu. Arayışı oraya yöneltirseniz inanın daha hızlı yol alacaksınız. Ancak yöneltmezseniz de birgün hatalardan bıktığınızda veya kötü bir olay yaşadığınızda anlamanız hızlanacak ve içe yönelmenin zamanı gelecek. O zaman gelene kadar hata yapmaya deva edeceksiniz. Sonuçta öğreneceğiz ve içe yönelerek gerçeği bulacağız. Hata yapmak bu yüzden önemli. Gerçeği bulmak için. 

Bu yüzden başkalarının da kendinizin de içe yönelene kadar hata yapmasına çok şaşırmayın. Hatta arkadaşlarınızın, eşinizin, dostunuzun, çocuklarınızın bu hataları yapmasını engelleyemeyebilirsiniz. Bazen hata yapmasına izin vermek, görmesi ve anlaması için gerekli ve bu yüzden de onu serbest bırakın. Bunu yapmak zorunda ki  ruhu o konuyu anlayana kadar hata yapmaya sürüklenecek bunu hatırlayın. Artık insanların yaptığı hatalar ile değil kendiniz ile ilgilenin. Ne kadar hatadan sonra öğrenir ve anlarsanız o kadar çabuk başka konuya geçersiniz. Kendinizin doğrularını ve gerçeğini bulmaya çalışın. Herkes kendi ile ilgilense ve kimseye karışmasa ne kadar güzel olur bir düşünün. Kendimize karışılmasını ve eleştirilmeyi bu yüzden sevmeyiz. Biz bazen iç sesimiz bu yanlış dese de o yanlışı yaparız. Hep anlamak ve ruhumuza tam kazınması için. Kimseyi de bu yüzden saçma hatalar yapıyor diye eleştirmeyin. Kendi hatalarınızı sürekli gözlemleyin. Bundan ne öğreniyorum. Arayışın mutluluk ve bu mutluluğun dışarıdan gelmesini beklediğiniz için bu hataları yaptığınızı veya üzüldüğünüzü er yada geç anlayacaksınız ve o zaman sizin için yeni bir dönem başlayacak. 

Sevgiyle.


Başarı üçgeni

Bana göre başarı sadece tek bir şey olamaz. Hedeflediğiniz şey para ise çok para kazanınca başarılı olmuyorsunuz. Sağlık, mutluluk yanında ise başarının anlamı oluyor. Aynı şekilde sağlıklı olup paranız yok ise ve mutlu değilseniz de bazı şeyler eksik gibi hissediyorsunuz. Aslında fiziksel, ruhsal ve finansal gelişim bir arada yürümesi ve gelişmesi gereken konular. Bir tanesi eksik olunca tam olmadığını ve bir şeylerin eksik olduğunu fark ediyorsunuz.

Bu durumda bu üçlü için neler yapmamız lazım ve hayatımızı nasıl değiştirip şekillendirmemiz lazım bunu düşünmeye başlamalıyız vakit kaybetmeden.

Fiziksel gelişim için; Beslenmeniz ve yaptığınız spor (yürüyüş, yoga, fitness vs…) yeterli mi?

Ruhsal gelişim için; Geçmiş acılardan veya gelecek kaygılarından kurtulabildiniz mi? Kendi gücünüzün, ne kadar değerli olduğunuzun farkında mısınız?, Evrene ve size verebileceklerine endişe etmeden teslim olabiliyor musunuz? Enerjinizi toplamayı ve doğru yere kanalize etmeyi becerebiliyor musunuz?  

Finansal gelişim için: Rahat ve sevdiğiniz bir işte çalışmayı başarabildiniz mi? Sabah kalkarken heyecanla yeni gününüze ve yapacaklarınıza odaklanabiliyor musunuz? Hayatınızı daha rahat yaşamak için pasif gelir elde edebiliyor musunuz?

Tüm bunlara odaklanıp her gün gelişim gösteriyor musunuz? Hedefleriniz doğru değil ise veya tereddüt var ise kafanızda, bu durumda gideceğiniz yere ya hiç ulaşamaz ya da çok geç ulaşırsınız. Çok net olmalı ve karar verip hemen uygulamaya geçmelisiniz. Ancak kararınız net değil ise karar vermek için yapabileceğiniz bazı şeyler bulunuyor. Kendiniz ile baş başa kalıp kendinizi dinlemeye başlamak. İçinizden gelen sesleri dinlemek ve onlar hakkında düşünmek, notlar almak burada çok önemli. Bu notları aldıktan sonra bunlar üzerinde odaklanarak düşünebilir ve eleme yöntemi ile istediğinizi daha rahat belirleyebilirsiniz. Ancak acele de etmeyin. Gözlemleyin ve karşınıza çıkan her şeyi bu aldığınız notlara göre değerlendirmeye başlayın. Evren size mesajlar gönderecek. Siz sadece görmeyi ve anlamayı tercih ettiğiniz için bunları görmeye başlayacaksınız. Biraz sabır ve vakit gerekebilir ancak saçma ve size vakit kaybettirecek konular ile uğraşmaktansa bu sabrı gösterip doğru yolu seçmek en mantıklısı değil mi? 

Bir kere karar verdiğinizde ise sizi kimse yolunuzdan döndürmemeli. Bu kararınızı hedefinize yaklaşmadan kimseye anlatmamanızı tavsiye ediyorum. İnsanların yaptığı yorumlar kafanızı karıştırıp, enerjinizi dağıtabilir. 

Bitanesin aslında tam olarak bu 3 konuya odaklanmak üzere yola çıktı. Amacımız gelişiminizi sürekli destekleyen bir yapı oluşturmak. Motivasyonunuzu sürekli en üst seviyede tutmak. Çalışmalarımız bu 3 konuda paralel ilerleyecek ve sürekli gelişim hedeflenecektir. Bitanesin ailesine katılmak için benimle irtibata geçebilirsiniz.


Önce kendin

Önce kendin için yaşa,

Sonra başkası için ölürsün.

Önce kendini sev,

Sonra başkasını seversin.

Kendin olmazsa önceliğin,

Başkası olursun, farketmezsin.

Öncelik kendin olmazsa,

Ölürsün, yaşadığını zannedersin.

Bencillik gibi gelsede her şeyden önce kendin ile ilgilenmeli ve kendini düşünmelisin. Sen iyi, mutlu ve güçlü olursan etrafına faydan olabilir. Gerçek bir hayat yaşamış olursun ve etrafına gerçekten sevgi, fayda bu şekilde verebilirsin. Kendi olamayan insanlar mutsuz ve sağlıksız olur ve etrafına da verebileceği şey mutsuzluk olur. Bırakın yaşayan ölü olmayı, yaşayan zararlı ölüler haline gelirler. Ölüler normalde kimseye zarar vermez ama kendi olamayan yaşayan ölüler her şeyden çok zarar verebilir kendine ve etrafına. Bu yüzden her şeye önce kendin olmaya çalışarak başla. Önce kendine dürüst ol. Ne yaşamak ve ne yapmak istediğine odaklan. Ruhunun ihtiyacı olan ne? Bunu gerçekleştirmek için buradasın unutma. En iyi potansiyelin sen kendine dürüst olduğunda ve kendin olduğunda ortaya çıkacak. Her şeyi yazarak ve ne istediğine odaklanarak başlayabilir, kendini gerçekleştirebilir ve en iyi seni oluşturabilirsin. Kimse sana engel olamaz. Sen yeter ki karar ver ve başla. 

Bu konuda “Kendini Sevmek” yazımı da okuyabilirsin.


Yalnız kalmak

Bazen sıkılmak, monotonluk, yalnızlık iyidir. Böyle anlarda kendinize döner ve düşünürsünüz. Kendinizi bulmanız, yaratıcılığınızı ortaya çıkarmak için böyle zamanları kötü değildir. Böyle zamanları kendinizle başbaşa kalmak için bir fırsat olarak görün! Yalnız kalmaktan artık endişe etmeyin. Kendinizi, iç sesinizi dinleyin. Ne yapmak istediğinizi düşünün. Düşüncelerinizi, duygularınızı yazın. Kendinizi daha iyi tanımaya ve anlamaya vakit ayırın. 

Çoğumuz nedense kendimizden kaçıyoruz ve yalnız kalmak istemiyoruz. Yalnız olduğumuzda mutsuz oluyor ve kötü hissediyoruz. Gelişim için, üretmek için, keşif için, böyle zamanların tam da aradığınız anlar olduğunu anladığınızda, o zaman bu zamanları bir fırsat olarak görmeye başlayacaksınız.

Sadece yanınızda birileri olsun diye anlaşamadığınız ve sizinle aynı frekansta olmayan insanlar ile görüşmeyin. Doğru insanlar, size zamanı geldiğinde gelecektir. Siz kendinize odaklanır, kendinizi geliştirmeye devam ederseniz, bir süre sonra zaten kendiniz ile vakit geçirmeye alışacak ve en iyi dostunuzun, arkadaşınızın kendiniz olduğunu göreceksiniz. 

En iyi arkadaşınıza nasıl davranıyorsanız kendinize de öyle davranın. Yalnız kaldığınız anlarda kişisel gelişiminize vakit ayırarak kendinizin en iyi halini ortaya çıkarmaya çalışın.

Fiziksel ve ruhsal gelişiminiz için bunları mutlaka yapmaya çalışın. Bunları da ne kadar kendiniz ile baş başa kalırsanız o kadar çok yapabilirsiniz.

Kişisel gelişim kitapları okumak,

Her türlü konuda kitaplar okumak,

Yoga, fitness veya diğer sevdiğiniz bir sporu yapmak,

Beslenmenizi yeniden en iyi şekilde düzenlemek,

Meditasyon yapmak,

Kendinize ufak hediyeler almak,

Kendinize iyi davranmak,

Aynaya her baktığınızda sevgi ile bakmak ve sevgi sözleri söylemek.

Minnettar olmak ve sahip olduklarınız için şükretmek.

Unutmayın, siz değişirseniz, dünyanız da değişir. Siz daha iyi oldukça, etrafınız da daha iyi hale gelecektir. Sevgi ve sevinç insanın içinden başlayıp dışarı yayılır. Dışarıdan size gelmesini beklemeyin. Siz kendi içinizde bunları yarattıkça, etrafınızdaki sevgi, mutluluk ve güzellikler artmaya başlayacak ve sağlık, bolluk, bereket de bunları izleyecektir. Kendinizi sevmek, kendiniz ile ilgilenmek, yapabileceğiniz en güzel şeylerden biridir. Özellikle de minnettar olmak, çok fazla bolluk ve bereket enerjisini ortaya çıkarır. Yaydığınız bu enerji ve frekans ile daha fazla bolluk ve bereketi kendinize çekersiniz.

Sakın yalnız kaldığınız için karamsar bir hale bürünmeyin. Bu en kötü şeydir. Karamsarlık, mutsuzluk gibi düşük enerjiler bu tip durumların da devam etmesini sağlar. Kendinize odaklanıp, kendinize iyi baktıkça ve mutlu olabilmeyi öğrendikçe, etrafınızın da size göre şekillendiğini göreceksiniz. 

Işık ve sevgiyle.


Doğru anı bekleme!

Doğru anın gelmesini bekleme, sen doğru olunca zamanı gelir!

Dış dünyadaki bir olayı, bir kişiyi değiştirmeye çalışmaktansa kendini değiştirdiğin zaman dış dünyanın da sana göre şekillenmeye başladığını göreceksin.

Belki o an için kayıp veya sana kötü gelebilecek olaylar yaşayacak ama yeni kişiler ve deneyimler ile istediğin hayata doğru yelken açacaksın.

Takılı kaldığın bir durum varsa; O zaman işe kendini değiştirerek başla. Özellikle kendini arzu ve hislerine göre yön verecek şekilde şekillendir. Geçmişi veya geleceği çok düşünmek seni takılı kaldığın kısır döngüden kurtarmaz. Sen kendini inşa etmeye ve değiştirmeye başlarsan yeni bir serüvene çıkacak cesareti de o zaman içinde bulacaksın. O güç her zaman içinde ve kullanılmayı bekliyor.


Yavaşlamak

Hepimiz zaman zaman hırslarımızın, aç gözlülüğün kurbanı oluyoruz. Peki bu işi tersine çevirmek için neler yapmak lazım hiç düşündünüz mü? 

Birkaç örnek ile sizlere anlatmaya çalışacağım. 

1 – İşimde nasıl hemen ve çok kazanacağım değil, nasıl kaybetmem ve gelirimi emin şekilde arttırırım?

2 – Bir yere nasıl hızlı giderim değil, nasıl rahat ve güvenle giderim?

3 – Bir ilişkide nasıl aşık ederim değil, nasıl uzun süreli bir ilişkim olur?

4 – Bir spor müsabakasında nasıl çok sayı atarım değil, nasıl az sayı yerim?

5 – Hızla nasıl güçlenirim değil? Her gün yavaşta olsa nasıl güçlenirim?

6 – Hızla sağlıklı ve fit nasıl olurum değil? Her gün daha iyi olurum.

7 – Zamana karşı yarışır ve sabırsız olursanız yaşlanırsınız, zamansız ve şu anda yaşarsanız gençleşirsiniz ve ömrünüz uzar.

Bu örnekler birçok şekilde çoğaltılabilir ve her alanda uygulanabilir, önemli olan bu işin mantığını anlamak. Sıkıcı gelebilir ancak başarılı ve sağlıklı olmak istiyorsanız gerekeni yapmak zorundasınız. Burada hayatınızı güzel ve kaliteli yaşamaktan bahsediyorum. Eğer iş, ilişki veye herhangi bir konuda sabırsız olmak, aceleci olmak veya hayatınız ile kumar oynamak istiyorsanız tabi siz bilirsiniz. Kumarın sonucu da bellidir eninde sonunda kaybedersiniz. Kazandığınız zamanlar olacaktır elbette ama hızla kazandığınız şey yöntemden dolayı çok hızlı da gidebilir unutmayın! Ancak iş sağlam temellere dayansın ve sonuca ulaşsın istiyorsanız hızla kazanmayı değil nasıl uzun vadeli olur ve korurum bunu düşünmeye başlasanız iyi olur. 

Burada sizin eğlenceyi bırakıp hayatı yaşamamanızdan bahsetmiyorum.Tam tersi kararlı ve disiplinli olup sistemi çözmenizi ve hırslar yüzünden kayıp yaşamayıp her alanda kazanç elde etmenizden bahsediyorum. Bu sayede kendinize, sevdiklerinize daha çok vakit ayırıp güzel ve kaliteli zaman geçirebilir ve süreklilik sağlayarak başarı elde edebilirsiniz. 

Unutmayın hız size kazandırmaz, yavaşta olsa istikrar ve disiplin size kazandırır. Bunu herkes söyler ama bu verdiğim örneklere bakınca ve düşününce anlarsınız neden eninde sonunda hızlı gidenin kaybettiğini. Bir yerde tökezler ve düşersiniz. Aslında yavaş, dikkatli ve kararlı olmanın daha iyi olduğunu eninde sonunda anlarız. 

Kontrolü elinize almak sizin elinizde. Ya da kontrolü kaybedip dağılmak. Herşey karar verme ile ve düşünce tarzınızı değiştirme ile alakalı. Şu anda itibaren düşünce yapınızı değiştirin ve neler olacağını gözlemleyin.

Okumadıysanız benzer konuda Zaman illüzyonu yazımı da okuyabilirsiniz.


Uyurken yenilenin

Bedeniniz uyurken gün içinde kaybettiği enerjiyi yerine koyarak tamamen temizlenmiş bir şekilde sizi yeni güne hazırlar. Ancak bazen çok yorgun ve dinlenmemiş şekilde uyanırız. Size anlatacağım bir yöntem ile çok daha az uyusanız bile çok daha dinlenmiş ve tazelenmiş şekilde uyanacaksınız. Lütfen deneyin ve farkı kendiniz gözlemleyin.

Hepimiz aldığımız yükler, sorumluluklar sonucu omuzlarımızdaki ağırlık ile gün içinde koşturur ve enerjimizi düşüren birçok olaya maruz kalırız. Sabah erken kalkamayız veya çok yorgun uyanırız. Aslında yapabileceğiniz basit bazı ritüeller sayesinde çok daha dinç ve yenilenmiş şekilde uyanabilirsiniz. Size ait tüm kimlikleri, sorumluluklarınızı yatmadan önce bir deftere yazın ve onları başucunuza koyun ve uykuya onlar olmadan girin. Yazmak çok güçlü bir araçtır. Onları yazın ve yazarken bunları şu anda bırakıyorum diyerek bir kenara koyun. Korkmayın yarın sabah onları tekrar geri alacaksınız zaten. Bütün kimliklerinizi bıraktıktan sonra uykuya dalarken sağlıklı, mutlu ve bolluk bereket içinde olduğunuzu söyleyin ve şükredin. Minnettar ve huzurlu bir şekilde uykuya dalın. Bir diğer yöntem ise deftere yazmak yerine kısa bir meditasyon ile kimliklerimizden arınarak boşluğa gitmektir. Orada imajlarınızdan kurtulabilir ve yine minnettar bir şekilde uykuya dalabilirsiniz. Bu sayede sabah dinlenmiş, taptaze bir enerji ile uyanacaksınız. Lütfen deneyin Farkı yorumlara yazın. 

Bitanesin unutma! Kendinize iyi bakın.


Canavarı yenmek

Hepimizin içinde yaşayan ve gelişimimizi engelleyen bir canavar olduğunu biliyor musunuz? Evet bu çok ilginç gelecek ama bu kendinizsiniz. Yani sizin kimliğiniz. 

Gelin bu canavarı inceleyelim ve tanıyalım ki onu yenebilelim. Hepimiz bu dünyada gelişmek yani tekamül için bulunuyoruz. Canavarı yenemezseniz gelişiminiz de kısıtlı olacak belki de hiç olmayacaktır. 

Sizi oluşturan kimlikler aynı zamanda sizin düşmanınız yani sizi engelleyen ve gelişiminizi baltalayan canavarınızdır. Birşey yapmak istediğinizde ve arzu ile dolup taştığınızda hiçbir şey yapamıyorsanız sebebi bu kimliklerin size engel olmasıdır. Sizi bağlayan, tutan tüm bu kimliklerden arınmanız gerekir ki gelişiminiz hızlansın. 

Başka insalara, olaylara, geçmişe, gelecekteki bir hedefe, bir nesneye bağlanmaktan bahsediyorum. Onay alma ihtiyacı, toplum tarafından kabul görme gibi ihtiyaçlar ile bir birey olduğunuzu ve var olduğumuzu sanırız. Sizi değerli kılan şeyin dış etkenler olmadığını ve zaten değerli ve eşsiz bir varlık olduğunu önce anlamanız gerekiyor. 

Biz bir ilişkiden sıkılır ama ondan vazgeçemeyiz, biz bir işten sıkılır ama ondan ayrılamayız. Bunun sebebi hep yoksunluk içinde olan benliktir. Hayatınızda hesap vermek zorunda olduğunuz herkesten sıyrılıp kendi gününüzü yaratamazsanız hergün başkalarının fikirleri ve görüşleri doğrultusunda günler yaşayacak ve bu tekdüzelikten kurtulamayacaksınız. 

Bu dünyada yaşayan en saf ve bilge varlıklar her şeyden vazgeçebilen ve bırakabilenlerdir. Yoksunluk duymamak için, yalnız kalmamak için ve çevrenizden onay almak için neler yaptığınızı bir düşünün. Buna ne kadar enerji ayırdığınızı bir düşünün. Oysa bu ihtiyacınız olmasa ve bu enerjiyi tamamen kendinize ayırabilirseniz, neler yapabilirsiniz bir de bunu düşünün. Kendi kişisel gelişiminize, arzu ettiğiniz deneyimlere odaklandığımızda ve bunu tüm varolan, dağılmamış enerjiniz ile yaptığınızda işte o zaman gelişim hızlanır ve fark yaratmaya başlarsınız. 

Değişmek ve gelişmek istiyorsanız önce neye dönüşmek istediğinize karar verin. Daha sonra boşluğa kimliklerinizden arınmış olarak gidin. Nefes çalışması ile her gün daha derinlere indiğinizde artık canavar sizi takip edemeyecek ve ondan sıyrılmış olacaksınız. İşte o noktadan sonra odaklanma ile istediğiniz yeni serüveni yaratma gücüne sahipsiniz. 

Kimseden onay almak için yaşadıklarınızı anlatma çabasına girmeyin. Onay alma ihtiyacı hep yoksunluk belirtisidir. Fikirlerinizi, düşüncelerinizi her çevresel faktörler ve insanlar etkiler. Arzu ettiğiniz ve doğru olduğuna inandığınız serüveni yaşamalı ve bir sonrakine geçmelisiniz. Öğrenmek, deneyim ve tekamül buna bağlıdır. Yoksa bir hiç uğruna saplantılı ve toplumsal inançlara göre yaşayan ve gelişmeden bu dünyadan giden çok insan vardır. Siz bundan sonra vakit kaybetmeden kendinize odaklanmalı ve ne istediğinize, nasıl bir insan olmanız gerektiğine karar verecek kişisiniz. Kendiniz bir kez odaklanıp karar verdiğinizde sizi kimse bu yoldan döndüremez. Bu noktadan sonra gelişim hızlanır. Bunun tadını bir kez aldığınızda ve omuzlarınız hafiflediğinde bunun ne kadar önemli ve değerli olduğunu daha iyi anlarsınız. Kendiniz için yaşamak bencillik gibi gelebilir ama insan önce kendini çok sevecek kadar bencil olursa etrafına ışık saçar ve başkalarına sevgi verebilir. Bu yüzden kendini bulamayan ve toplum için yaşayan biri olmak yerine kendini bencilce seven ve istekleri doğrultusunda yaşayabilen biri olmak daha iyidir. 

Canavarı daha yakından tanımak için yalnız kalmalı, meditasyon ve nefes çalışmaları ile derinlere giderek sizi rahatsız eden bağımlılıklardan kurtulmanız gerekir. Bunu günün her saatinde yapabilirsiniz ancak en güzel zamanlar sabahın erken saatleridir. Daha sonra o günü nasıl geçirmek istediğinize odaklanarak gününüzü başkalarına göre değil kendinize göre planlayın ve yaşayın. O günün nasıl geçmesi gerektiğini ne yapmak istediğinizi düşünün. Bir günün daha başkaları için yaşanmasına izin vermeyin. Canavarı yenmek onu öldürmek değil onun efendisi olmaktır. Onun sizi yönetmesine izin vermemektir.