Net olmanın inanılmaz enerjisi

Öncelikle net olmak ne demek ondan bahsedelim. Daha sonra net olmadığımızda nasıl enerji kaybediyor ve net olduğumuzda hayatımız nasıl değişiyor onlardan bahsedeceğim.

Net olmak her hareketinizden, gözlerinizden, yaydığınız yüksek enerjiden belli olur. Net olmak sözlerinizin, düşünce ve davranışlarınızın aynı olduğu bir durumdur. Ne yapmak istediğinize karar vermiş ve yolunuza hiç sapmadan devam ettiğiniz çok güçlü bir haldir. Net olmak gittiğiniz yolda kendinize güvenmektir. Ne denirse densin bu yoldan dönmemektir. İnanılmaz bir güce sahiptir. 

Bu enerjinin gücünü anlatmadan önce net olmadığımızda ne kadar enerjimizi boşa harcadığımızdan bahsetmek lazım. Net olmadığımızda kendimizi bir yerlerde savrulurken buluruz. Aslında amacımız bir arayış değilse ve savrulurken neden savrulduğumuzun da farkında değilsek aşırı saçma noktalara varabilir ve kendimizi kaybedebiliriz. Aslında hayatında net olmayanlar genelde net olanların peşinden gider ve istemeden oraya sürüklenir, net olanların etkisi altına girer. Çünkü birazdan bahsedeceğim netliğin enerjisine kapılırlar. Bu aslında çok doğal bir süreçtir. Çekim gücü ve enerjisi net olanda yüksek olduğundan ve net olmayanın enerjisi zayıf olduğundan, net olmayan net olana doğru çekilir. Büyük gezegen ve yıldızların küçük gezegenleri veya göktaşını çekmesine benzetebiliriz bunu. Oradan oraya savrulur durursunuz kısaca. Bir net olandan diğer net olana sürüklenirsiniz. Sürekli iş değiştirmek, yer değiştirmek, fikir değiştirmek, başkasının fikirlerinden çok sık etkilenmek bunun göstergesidir. Bu gibi durumlarda yapmanız gereken bunun farkına varıp hayatınızda netlik arayışına girmektir.

Netlik her zaman gelmeyebilir ama arayış başlarsa ve farkında olursanız mutlaka ortaya çıkacaktır. Bunun için algılarınızı açıp ne istediğinizi arayışa girmeniz gerekir. Mümkün olan seyahatleri yapıp değişik mekanlara gitmeniz, mümkün olduğunca çok insanla konuşmanız ve tanışıp ilham almanız size bu aşamada çok fayda sağlayacaktır. Netlik bir anda ortaya çıkabilir veya yavaş yavaş belirir. Siz size sunulan ipuçlarını takip edersiniz. Netlik arayışında olanlara takip edebilecekleri ve hisleri ile seçebilecekleri fırsatlar sunulur. Bu yollara girip baktığınızda orada başka kapılar açılır. Ne hissettiğinizi her seferinde sorgulamak doğru yolda olup olmadığınızı bir pusula gibi size gösterecektir. 

Net olduğunuzda ise inanılmaz bir enerji ortaya çıkar. Bu enerjiyi sadece gerçekten net olmuş olan anlar.  Sizi şaşırtacak şekilde inanılmaz bir güç oluşur. Yaptığınız iş, konu her neyse size hiç zor gelmez. Kısa sürede çok büyük işler başarılır. İnsanlar size doğru çekilmeye başlar. Özellikle kendi yolunda ilerlemeyen ve net olmayan insanlar size hemen çekilir. Onlar sizin netliğiniz karşısında şaşırır ve sizi takip etmeye ve sizi dinlemeye başlarlar. Siz bir yol gösterici olursunuz. Enerjiniz herkese ışık olur ve sizle olmaktan herkes memnun olur sizi örnek almaya başlar. İşte serüven bu noktada başlar. Bu enerji sizi sağlıklı, ışıldayan, çok güçlü biri yapacak ve kendinize şaşıracaksınız. 

Ben net olabilmeyi  hayatımda birkaç kere yaşadım ancak son 20 yıldır belki hiç yaşamıyordum. Bazen insan yapması gerekeni yapar ve yıllar geçip gider. Hiç durup düşünmez ben ne yapıyorum diye. Bir robot gibi yaşar. Kendini dinlemez. Bu hepimizin başına geliyor maalesef. Eskiden yaşadıklarımda bunun gücünü ve önemini tam bilmiyordum.  Şimdi o ışık ben arayışa girdiğim için ortaya tekrar çıktı. Sizde bu ışığı tekrar ortaya çıkarabilirsiniz. Önce farkına varın. Uyuşukluk, isteksizlik gibi belirtiler varsa kesinlikle robot modunda yaşıyor yani yaşamıyorsunuz demektir. Hemen net olmaya başaramayabilirsiniz. İnsanın ne istediğini bulması kolay değildir.

Genelde insan sahip olmadıklarını ister ve sonrasında çok önemli olmadığını anlar.  Bunun böyle gelişmesi gerekir. Bu doğal bir süreçtir. İsteklerin geçici olduğunu anlarsınız. Kendinize zaman tanıyın. Yoksunluk ile para istemek, ilişki istemek bir netlik ve gerçek bir amaç değildir. Net olmak ile ilgili şu örneği verebilirim çok basit bir şekilde. Diyelim bir iş ile uğraşıyorsunuz ve çok paranız olduğunda aynı işe devam edermisiniz? Bu kadar inanarak mı yapıyorsunuz bu işi? Cevabınız evet ise kesinlikle doğru yoldasınız diyebilirim.  Şu anda bulunduğunuz hal sıkıntılı ve net olmadığınız bir durum ise bu hale de kendinizi siz getirdiniz. Önce bir şeyler istediniz belki sonra boş olduğunu anladınız. Ama bunu yaşamanız gerekiyordu. Her şey bir deneyim. Bu yüzden sakın kendinizi suçlamayın. Bazı şeylerin farkına varmak ve anlamak için bu sıkılma halleri çok faydalıdır.

Şimdi değişim zamanı. Etrafa bakın, kafanızı kaldırın, çıkın dolaşın, gezin, sosyal olun. Ne kadar çok şey görür ve düşünürseniz kendinizi o kadar kolay bulursunuz veya karşınıza bir sürü fırsat çıkar ve denersiniz. Denerken ne istediğinizi anlar ve öğrenirsiniz. Hep deneyim için burada olduğumuzu söylüyorum ama net olduğunuzda deneyimler eşsiz ve çok zevki hale gelir. Sizi kolay kolay bir şey üzemez ve yolunuzdan döndüremez. Kararlı ve net olmak işte bu kadar güçlü ve çekim gücüne sahiptir. O güç sizden çıkar ve evrene çok net bir sinyal gönderir. Ben bunu istiyorum ve sonuna kadar inanıyorum. Bunun için ayrıca inanmadığınız ve eskide kalan herşeyi bırakmanız gerekebilir. Bu aynı zamanda bu net olduğunuz konuya ne kadar inandığınızı bir kez daha gösterir. Siz bıraktıkça ve yolunuzda ilerledikçe daha çok güçlenirsiniz. Bu inanılmaz bir serüven ve histir. 

Bu enerjiyi ve gücü yaşamayan herkesin yaşamasını ve hissetmesini isterim ve yaşayanların da ne demek istediğimi çok iyi anlayacağını umuyorum.

Sevgiyle


Hata yapmak

Bizler öğrenmek ve deneyim için buradayız. Bazı şeyleri içten gelen şekilde ve emin olarak doğru kabul ediyoruz ve bunlar bizim gerçeğimiz oluyor. Bazı konularda da ne kadar bize söylense de hata yaparak doğruyu buluyoruz. Hata yapmak insan olmanın bir parçası. Hepimiz mutluluğun ve gerçeğin peşinde koşan ruhsal varlıklarız. Doğruyu hata yaparak bulmamızın aslında bir sebebi var. Doğrunun kendini açık etmemesi. Açıkça bu doğru dediğimiz konular belki de ruhumuzu çok eskiden deneyimlediği ve bildiği ve gerçek kabul ettikleri. Sürekli üstüne giderek hata yaptığımız konularda ısrarla öğrenmemiz ve aşmamız gereken konular. Bu yüzden belki de aynı hataları tekrar tekrar yapıyor ve anlamaya çalışıyoruz. O hatayı yapmaya doğru istemeden sürükleniyoruz. Aslında her ilişkide, olayda yaşanan kötü tecrübeler bizim kendimizi tanıyıp doğruyu bulabilmemiz için. 

Başkalarının doğru dediği konular maalesef işimize yaramıyor. Kendimiz deneyimleyip öğrenmemiz ve ruhumuza kazınması gerekiyor. Bazı insanların yaptıkları size saçma geliyor ve nasıl bunu yapar göremez diyorsunuz. Bazıları da size aynısını diyor. Aslında hep öğrenilmiş ve deneyimlenmiş ve kişiye özgü doğrular var herkeste. Evet evrensel kurallar ve doğrular var gibi gelebilir sizlere ancak olay böyle değil. Çünkü gerçeği bulmak kolay değil ve bazen evrensel kötü ve yanlış görünen şeyler de yapılarak o kişi tarafından anlaşılması gerekiyor. Aksi takdirde öğrenilmiş bilgi olarak kalıyor ve ruhun deneyime ihtiyacı var ise mutlaka o öğrenilmiş bilginin aksine o hatalar yapılıyor.  

Doğru kendini açık şekilde göstermez ve kendini hemen belli etmez. Bu yüzden hata yaptığınızda çok da kendinizi yıpratmayın. Bundan ne öğreniyorum diye bakarsanız her şeye bu hataları da daha kolay geride bırakabilirsiniz. Öğrendiniz mi? Yoksa tekrar yapacaksınız. Ta ki ruhunuza kazınana kadar. Neyin değerli ve doğru olduğunu bir kez tam idrak ettiğinizde artık o konuda hata yapmayacaksınız ve geride bırakacaksınız. Bir sonraki hatanız ise çok yakında kapınızda emin olun. Başka bir öğrenim süreci ve bu böyle sürüp gidecek. 

Hepimiz gerçeğin ve doğrunun peşindeyiz ve maalesef bu hataları yaparak bulmaya çalışıyoruz. Çok azımız iç sesini, hislerini dinlemeyi becerebiliyor. Hepimiz dışarıda olan mutluluğun peşinde koşuyoruz ve genelde hatalar ve öğrenim bunla akalı oluyor. Yaşadığınız en büyük sıkıntıları ve hataları düşünün lütfen. Hep mutluluğu bir kişide veya bir nesnede aradığımızdan hata da yapıyoruz ki öğrenelim. Aslında anlamamız ve öğrenmemiz gereken her gerçeğin ve mutluluğun içimizde ve kendimizde olduğu. Arayışı oraya yöneltirseniz inanın daha hızlı yol alacaksınız. Ancak yöneltmezseniz de birgün hatalardan bıktığınızda veya kötü bir olay yaşadığınızda anlamanız hızlanacak ve içe yönelmenin zamanı gelecek. O zaman gelene kadar hata yapmaya deva edeceksiniz. Sonuçta öğreneceğiz ve içe yönelerek gerçeği bulacağız. Hata yapmak bu yüzden önemli. Gerçeği bulmak için. 

Bu yüzden başkalarının da kendinizin de içe yönelene kadar hata yapmasına çok şaşırmayın. Hatta arkadaşlarınızın, eşinizin, dostunuzun, çocuklarınızın bu hataları yapmasını engelleyemeyebilirsiniz. Bazen hata yapmasına izin vermek, görmesi ve anlaması için gerekli ve bu yüzden de onu serbest bırakın. Bunu yapmak zorunda ki  ruhu o konuyu anlayana kadar hata yapmaya sürüklenecek bunu hatırlayın. Artık insanların yaptığı hatalar ile değil kendiniz ile ilgilenin. Ne kadar hatadan sonra öğrenir ve anlarsanız o kadar çabuk başka konuya geçersiniz. Kendinizin doğrularını ve gerçeğini bulmaya çalışın. Herkes kendi ile ilgilense ve kimseye karışmasa ne kadar güzel olur bir düşünün. Kendimize karışılmasını ve eleştirilmeyi bu yüzden sevmeyiz. Biz bazen iç sesimiz bu yanlış dese de o yanlışı yaparız. Hep anlamak ve ruhumuza tam kazınması için. Kimseyi de bu yüzden saçma hatalar yapıyor diye eleştirmeyin. Kendi hatalarınızı sürekli gözlemleyin. Bundan ne öğreniyorum. Arayışın mutluluk ve bu mutluluğun dışarıdan gelmesini beklediğiniz için bu hataları yaptığınızı veya üzüldüğünüzü er yada geç anlayacaksınız ve o zaman sizin için yeni bir dönem başlayacak. 

Sevgiyle.


Başarı üçgeni

Bana göre başarı sadece tek bir şey olamaz. Hedeflediğiniz şey para ise çok para kazanınca başarılı olmuyorsunuz. Sağlık, mutluluk yanında ise başarının anlamı oluyor. Aynı şekilde sağlıklı olup paranız yok ise ve mutlu değilseniz de bazı şeyler eksik gibi hissediyorsunuz. Aslında fiziksel, ruhsal ve finansal gelişim bir arada yürümesi ve gelişmesi gereken konular. Bir tanesi eksik olunca tam olmadığını ve bir şeylerin eksik olduğunu fark ediyorsunuz.

Bu durumda bu üçlü için neler yapmamız lazım ve hayatımızı nasıl değiştirip şekillendirmemiz lazım bunu düşünmeye başlamalıyız vakit kaybetmeden.

Fiziksel gelişim için; Beslenmeniz ve yaptığınız spor (yürüyüş, yoga, fitness vs…) yeterli mi?

Ruhsal gelişim için; Geçmiş acılardan veya gelecek kaygılarından kurtulabildiniz mi? Kendi gücünüzün, ne kadar değerli olduğunuzun farkında mısınız?, Evrene ve size verebileceklerine endişe etmeden teslim olabiliyor musunuz? Enerjinizi toplamayı ve doğru yere kanalize etmeyi becerebiliyor musunuz?  

Finansal gelişim için: Rahat ve sevdiğiniz bir işte çalışmayı başarabildiniz mi? Sabah kalkarken heyecanla yeni gününüze ve yapacaklarınıza odaklanabiliyor musunuz? Hayatınızı daha rahat yaşamak için pasif gelir elde edebiliyor musunuz?

Tüm bunlara odaklanıp her gün gelişim gösteriyor musunuz? Hedefleriniz doğru değil ise veya tereddüt var ise kafanızda, bu durumda gideceğiniz yere ya hiç ulaşamaz ya da çok geç ulaşırsınız. Çok net olmalı ve karar verip hemen uygulamaya geçmelisiniz. Ancak kararınız net değil ise karar vermek için yapabileceğiniz bazı şeyler bulunuyor. Kendiniz ile baş başa kalıp kendinizi dinlemeye başlamak. İçinizden gelen sesleri dinlemek ve onlar hakkında düşünmek, notlar almak burada çok önemli. Bu notları aldıktan sonra bunlar üzerinde odaklanarak düşünebilir ve eleme yöntemi ile istediğinizi daha rahat belirleyebilirsiniz. Ancak acele de etmeyin. Gözlemleyin ve karşınıza çıkan her şeyi bu aldığınız notlara göre değerlendirmeye başlayın. Evren size mesajlar gönderecek. Siz sadece görmeyi ve anlamayı tercih ettiğiniz için bunları görmeye başlayacaksınız. Biraz sabır ve vakit gerekebilir ancak saçma ve size vakit kaybettirecek konular ile uğraşmaktansa bu sabrı gösterip doğru yolu seçmek en mantıklısı değil mi? 

Bir kere karar verdiğinizde ise sizi kimse yolunuzdan döndürmemeli. Bu kararınızı hedefinize yaklaşmadan kimseye anlatmamanızı tavsiye ediyorum. İnsanların yaptığı yorumlar kafanızı karıştırıp, enerjinizi dağıtabilir. 

Bitanesin aslında tam olarak bu 3 konuya odaklanmak üzere yola çıktı. Amacımız gelişiminizi sürekli destekleyen bir yapı oluşturmak. Motivasyonunuzu sürekli en üst seviyede tutmak. Çalışmalarımız bu 3 konuda paralel ilerleyecek ve sürekli gelişim hedeflenecektir. Bitanesin ailesine katılmak için benimle irtibata geçebilirsiniz.


Önce kendin

Önce kendin için yaşa,

Sonra başkası için ölürsün.

Önce kendini sev,

Sonra başkasını seversin.

Kendin olmazsa önceliğin,

Başkası olursun, farketmezsin.

Öncelik kendin olmazsa,

Ölürsün, yaşadığını zannedersin.

Bencillik gibi gelsede her şeyden önce kendin ile ilgilenmeli ve kendini düşünmelisin. Sen iyi, mutlu ve güçlü olursan etrafına faydan olabilir. Gerçek bir hayat yaşamış olursun ve etrafına gerçekten sevgi, fayda bu şekilde verebilirsin. Kendi olamayan insanlar mutsuz ve sağlıksız olur ve etrafına da verebileceği şey mutsuzluk olur. Bırakın yaşayan ölü olmayı, yaşayan zararlı ölüler haline gelirler. Ölüler normalde kimseye zarar vermez ama kendi olamayan yaşayan ölüler her şeyden çok zarar verebilir kendine ve etrafına. Bu yüzden her şeye önce kendin olmaya çalışarak başla. Önce kendine dürüst ol. Ne yaşamak ve ne yapmak istediğine odaklan. Ruhunun ihtiyacı olan ne? Bunu gerçekleştirmek için buradasın unutma. En iyi potansiyelin sen kendine dürüst olduğunda ve kendin olduğunda ortaya çıkacak. Her şeyi yazarak ve ne istediğine odaklanarak başlayabilir, kendini gerçekleştirebilir ve en iyi seni oluşturabilirsin. Kimse sana engel olamaz. Sen yeter ki karar ver ve başla. 

Bu konuda “Kendini Sevmek” yazımı da okuyabilirsin.


Yalnız kalmak

Bazen sıkılmak, monotonluk, yalnızlık iyidir. Böyle anlarda kendinize döner ve düşünürsünüz. Kendinizi bulmanız, yaratıcılığınızı ortaya çıkarmak için böyle zamanları kötü değildir. Böyle zamanları kendinizle başbaşa kalmak için bir fırsat olarak görün! Yalnız kalmaktan artık endişe etmeyin. Kendinizi, iç sesinizi dinleyin. Ne yapmak istediğinizi düşünün. Düşüncelerinizi, duygularınızı yazın. Kendinizi daha iyi tanımaya ve anlamaya vakit ayırın. 

Çoğumuz nedense kendimizden kaçıyoruz ve yalnız kalmak istemiyoruz. Yalnız olduğumuzda mutsuz oluyor ve kötü hissediyoruz. Gelişim için, üretmek için, keşif için, böyle zamanların tam da aradığınız anlar olduğunu anladığınızda, o zaman bu zamanları bir fırsat olarak görmeye başlayacaksınız.

Sadece yanınızda birileri olsun diye anlaşamadığınız ve sizinle aynı frekansta olmayan insanlar ile görüşmeyin. Doğru insanlar, size zamanı geldiğinde gelecektir. Siz kendinize odaklanır, kendinizi geliştirmeye devam ederseniz, bir süre sonra zaten kendiniz ile vakit geçirmeye alışacak ve en iyi dostunuzun, arkadaşınızın kendiniz olduğunu göreceksiniz. 

En iyi arkadaşınıza nasıl davranıyorsanız kendinize de öyle davranın. Yalnız kaldığınız anlarda kişisel gelişiminize vakit ayırarak kendinizin en iyi halini ortaya çıkarmaya çalışın.

Fiziksel ve ruhsal gelişiminiz için bunları mutlaka yapmaya çalışın. Bunları da ne kadar kendiniz ile baş başa kalırsanız o kadar çok yapabilirsiniz.

Kişisel gelişim kitapları okumak,

Her türlü konuda kitaplar okumak,

Yoga, fitness veya diğer sevdiğiniz bir sporu yapmak,

Beslenmenizi yeniden en iyi şekilde düzenlemek,

Meditasyon yapmak,

Kendinize ufak hediyeler almak,

Kendinize iyi davranmak,

Aynaya her baktığınızda sevgi ile bakmak ve sevgi sözleri söylemek.

Minnettar olmak ve sahip olduklarınız için şükretmek.

Unutmayın, siz değişirseniz, dünyanız da değişir. Siz daha iyi oldukça, etrafınız da daha iyi hale gelecektir. Sevgi ve sevinç insanın içinden başlayıp dışarı yayılır. Dışarıdan size gelmesini beklemeyin. Siz kendi içinizde bunları yarattıkça, etrafınızdaki sevgi, mutluluk ve güzellikler artmaya başlayacak ve sağlık, bolluk, bereket de bunları izleyecektir. Kendinizi sevmek, kendiniz ile ilgilenmek, yapabileceğiniz en güzel şeylerden biridir. Özellikle de minnettar olmak, çok fazla bolluk ve bereket enerjisini ortaya çıkarır. Yaydığınız bu enerji ve frekans ile daha fazla bolluk ve bereketi kendinize çekersiniz.

Sakın yalnız kaldığınız için karamsar bir hale bürünmeyin. Bu en kötü şeydir. Karamsarlık, mutsuzluk gibi düşük enerjiler bu tip durumların da devam etmesini sağlar. Kendinize odaklanıp, kendinize iyi baktıkça ve mutlu olabilmeyi öğrendikçe, etrafınızın da size göre şekillendiğini göreceksiniz. 

Işık ve sevgiyle.


Doğru anı bekleme!

Doğru anın gelmesini bekleme, sen doğru olunca zamanı gelir!

Dış dünyadaki bir olayı, bir kişiyi değiştirmeye çalışmaktansa kendini değiştirdiğin zaman dış dünyanın da sana göre şekillenmeye başladığını göreceksin.

Belki o an için kayıp veya sana kötü gelebilecek olaylar yaşayacak ama yeni kişiler ve deneyimler ile istediğin hayata doğru yelken açacaksın.

Takılı kaldığın bir durum varsa; O zaman işe kendini değiştirerek başla. Özellikle kendini arzu ve hislerine göre yön verecek şekilde şekillendir. Geçmişi veya geleceği çok düşünmek seni takılı kaldığın kısır döngüden kurtarmaz. Sen kendini inşa etmeye ve değiştirmeye başlarsan yeni bir serüvene çıkacak cesareti de o zaman içinde bulacaksın. O güç her zaman içinde ve kullanılmayı bekliyor.


Yavaşlamak

Hepimiz zaman zaman hırslarımızın, aç gözlülüğün kurbanı oluyoruz. Peki bu işi tersine çevirmek için neler yapmak lazım hiç düşündünüz mü? 

Birkaç örnek ile sizlere anlatmaya çalışacağım. 

1 – İşimde nasıl hemen ve çok kazanacağım değil, nasıl kaybetmem ve gelirimi emin şekilde arttırırım?

2 – Bir yere nasıl hızlı giderim değil, nasıl rahat ve güvenle giderim?

3 – Bir ilişkide nasıl aşık ederim değil, nasıl uzun süreli bir ilişkim olur?

4 – Bir spor müsabakasında nasıl çok sayı atarım değil, nasıl az sayı yerim?

5 – Hızla nasıl güçlenirim değil? Her gün yavaşta olsa nasıl güçlenirim?

6 – Hızla sağlıklı ve fit nasıl olurum değil? Her gün daha iyi olurum.

7 – Zamana karşı yarışır ve sabırsız olursanız yaşlanırsınız, zamansız ve şu anda yaşarsanız gençleşirsiniz ve ömrünüz uzar.

Bu örnekler birçok şekilde çoğaltılabilir ve her alanda uygulanabilir, önemli olan bu işin mantığını anlamak. Sıkıcı gelebilir ancak başarılı ve sağlıklı olmak istiyorsanız gerekeni yapmak zorundasınız. Burada hayatınızı güzel ve kaliteli yaşamaktan bahsediyorum. Eğer iş, ilişki veye herhangi bir konuda sabırsız olmak, aceleci olmak veya hayatınız ile kumar oynamak istiyorsanız tabi siz bilirsiniz. Kumarın sonucu da bellidir eninde sonunda kaybedersiniz. Kazandığınız zamanlar olacaktır elbette ama hızla kazandığınız şey yöntemden dolayı çok hızlı da gidebilir unutmayın! Ancak iş sağlam temellere dayansın ve sonuca ulaşsın istiyorsanız hızla kazanmayı değil nasıl uzun vadeli olur ve korurum bunu düşünmeye başlasanız iyi olur. 

Burada sizin eğlenceyi bırakıp hayatı yaşamamanızdan bahsetmiyorum.Tam tersi kararlı ve disiplinli olup sistemi çözmenizi ve hırslar yüzünden kayıp yaşamayıp her alanda kazanç elde etmenizden bahsediyorum. Bu sayede kendinize, sevdiklerinize daha çok vakit ayırıp güzel ve kaliteli zaman geçirebilir ve süreklilik sağlayarak başarı elde edebilirsiniz. 

Unutmayın hız size kazandırmaz, yavaşta olsa istikrar ve disiplin size kazandırır. Bunu herkes söyler ama bu verdiğim örneklere bakınca ve düşününce anlarsınız neden eninde sonunda hızlı gidenin kaybettiğini. Bir yerde tökezler ve düşersiniz. Aslında yavaş, dikkatli ve kararlı olmanın daha iyi olduğunu eninde sonunda anlarız. 

Kontrolü elinize almak sizin elinizde. Ya da kontrolü kaybedip dağılmak. Herşey karar verme ile ve düşünce tarzınızı değiştirme ile alakalı. Şu anda itibaren düşünce yapınızı değiştirin ve neler olacağını gözlemleyin.

Okumadıysanız benzer konuda Zaman illüzyonu yazımı da okuyabilirsiniz.


Zaman illüzyonu

Zaman bir illüzyondur ve siz zamanı kabul ettiğinizde gelecek için yaşamaya ve anı kaybetmeye başlarsınız. Sizi zamanı bilmediğiniz ve ışık almayan bir odaya koysalar ne zaman uykunuz gelse o zaman uyur ve ne zaman acıksanız o zaman yemek yerdiniz. Zaman insanlar tarafından bir düzen için belirlenmiş ve aslında gerçekte olmayan bir şeydir. Sadece şu an vardır. Geçmiş bitmiş ve gelecek yaşanmamış olduğundan sadece şu an vardır. Oysa zaman sayesinde biz bir şeyleri bekleriz ve sürekli programlanırız. Yaşlanmayı bekler hale geliriz bir süre sonra ve yaşlanırız. Gelecek için endişe eder ve yaşlanırız. Geçmiş için üzülür ve hastalanırız. Geçmişte yaşanan her şey sadece şu anki sizi oluşturmuştur ve artık yoktur. Şu anki siz en iyi halinizdir. Sadece siz değil şu anda bulunan her şey en iyi halindedir. Güneşin, ayın, denizin, dağların bir zamanı var mı bir düşünün. Her şey aslında evrende bir döngü ve değişim halindedir. 

Zamansız olun! Zamansız olmak gün içinde verdiğiniz randevular ya da işinizi aksatmak değil elbette. Katı ve uzun vadeli planlar yapmamak. Zamanı dayalı olan belli kalıpların içine girmemek. Biraz anı yaşayabilmekten bahsediyorum.

Zamansız olduğunuzda ve anı yaşadığınızda yaşlanmayı yavaşlatmak ve hatta durdurmak elinizde. Takvimleri bir kenara bırakın ve artık gelecek ay, yıl şunu yapacağım hedefleri koymayın. Hedefler gerçekleşmediğinde bunu başarızlık olarak adlandırır ve kendinizi yıpratırsınız. Başarısızlık diye bir şey yoktur sadece deneyim ve gelişim vardır. Program yapmak kötü değil elbette ama bunlar katı programlar, hatta takıntılı hedefler olmasın. Biraz akışa bırakın kendinizi. Zaten en büyük hayal kırıklığı ve üzüntülerimiz koyduğumuz katı hedeflerin, beklentilerin gerçekleşmemesinden kaynaklanmıyor mu? Bir beklenti içinde olmamaya ve olanı kabul etmeye çalışın. Herkesi ve her şeyi de doğasını gerçekleştirdiği için kabul edin. Siz nasıl iyi ve kötü şeyler yaparak bu ana geldiyseniz başkaları da aynı şekilde yaparak gelişim göstereceklerdir. Yargılamadan olana izin verin.

Sabırlı olun! Sabırlı olmak bir şey için beklemek değil istekleriniz konusunda zamansız olmaktır. Sabırla güzel deneyimler yaşamayı ve daha çok mutlu ve sağlıklı olmayı dileyin. Herşeyden önce de kendinizi severek işe başlayın. Her şeyin başladığı nokta burası. Önce kendinizi sevin ve iyileştirin sonra anı yaşayarak mutlu ve sevinç içinde olun. Göreceksiniz bu sayede zaman illüzyonundan kurtulacak ve hızla değişeceksiniz.